Copyright BIFED 2017
 

Bozcaada

Bozcaada

Antik çağlarda Leukophrys, Yunan mitolojisinde Tenedos adıyla bilinen Bozcaada, içinde bulunduğu coğrafyadan farklı iklimi, temiz kalmış denizi ve kendine özgü içe dönük yaşamı ile küçük bir kuzey Ege adası…

Mitolojide denizler tanrısı Poseidon’un torunu Tenes tahta bir kutu içinde denize atıldığında, dalgaların onu Leukophrys adasına sürüklediği söylenir. Tenes burada karaya çıkar ve adaya yerleşir, yabani asmadan ürettiği üzümle adayı zenginleştirir. Bağcılık ve şarap kültürü, Tenedos adasının simgesi olarak üçbin yıldan günümüze ulaşır.

Bozcaada tarihi boyunca çeşitli ulusların istilasına uğramış, göçler ve savaşlarla nüfusu sürekli değişmiştir. 1500’lü yıllardan itibaren Osmanlıların egemenliğine girmiş olan adada Türklerle Rumların geliştirdiği zengin ortak kültür, 1960’lı yıllardan itibaren Rumların adadan göçe zorlanmasıyla zayıflamış, bağcılık ve şarap üretimi gerilemiştir.

Son yıllarda bu özgün kültürün yeniden canlandırılması için yapılan çalışmalar, yerel tatların korunup tanıtılması ve bağcılıkla şarapçılığın gelişmesi, ne yazık ki Bozcaada’nın kaldıramayacağı kadar hızlı ve büyük bir turizm hareketini de beraberinde getirmiş, giderek artan aşırı turizm yükü, adanın sakin ve temiz çevresini tehdit eder hale gelmiştir.

Adanın tamamının doğal ve tarihi sit alanı olması sayesinde, bugüne kadar aşırı ve çirkin yapılaşma bir ölçüde önlenebilmiş olsa da, bu gün özellikle bakir koylar ve orman alanları büyük bir yapılaşma tehdidi altındadır. Bozcaada’yı, kültürü, temiz çevresi, yerel üzüm türleri, balıkları, kuşları, tavşanları, kirpileri, kedi ve köpekleriyle ve sakin yaşam tarzıyla geleceğe taşımak, doğayı gerçekten seven insanların çabalarıyla mümkün olabilecek…