Ulak

Ulak

Category
Yarışma 2015, Yerleşimler

Su Rynard

Kanada-Fransa, 2015, 90’

Kurgu: Eamonn O’Connor
Görüntü: Armar Arhab, Daniel Grant
Müzik: Phil Strong
Ses: Jason Milligan, Dominque Kerbouef

Halk Eğitim Merkezi, Cuma 13:00- 15:00

Sinopsis: Su Rynard’ın geniş kapsamlı ve düşündürücü belgeseli “The Messenger” (Ulak), kuşlarla olan köklü bağımızı irdeliyor ve ötücü kuşların belirsiz kaderinin bizim kaderimizi de yansıtabileceği konusunda bizleri uyarıyor. Kutupaltı ormanının kuzey eteklerinden Türkiye’deki Ağrı Dağı’nın tabanına oradan New York’un sokaklarına uzanan “Ulak”, bizleri ardıçları, büveleri, sarı asmaları, tangaraları, kocabaşları ve uçan başka pek çok müzisyeni mahveden, insan eliyle yaratılmış tehlikelerin dikkat çekici çeşitliliğiyle karşı karşıya getiriyor. Söz konusu bu tehlikeler arasında avlanma, ışık kirliği, yüksek binalarla çarpışma, boru hatları, böcek ilaçları ve kuşların göç ortamlarının yok olması bulunuyor. “Ulak”, bir açıdan ötücü kuşların birçok kıtadaki toplu yok oluşunun ve bu yok oluşu tersine çevirmeye çalışanların ustalıklı bir hikâyesi. Belgeselde de görünen, bu alandaki uluslararası uzmanlardan Dr. Bridget Stutchbury’e göre elli yıl önce göklerimizi dolduran ötücü kuşlardan nerdeyse yarısını kaybetmiş olabiliriz bile. “Ulak” bir başka açıdan ise merak uyandıran, görsel açıdan nefes kesici, üç perdelik bir duygusal yolculuk. Dokunaklı mesajını umutlu notalarla ve ötücü kuşların bizlerin kendi ruhlarımızı ifade edişimiz üzerindeki etkisine dair benzersiz bakışlarla bir araya getiren bir yolculuk bu. Mesela Alman bir besteci, DJ ve kuş izleme meraklısı olan Dominik Eulberg kuş seslerini pürüzsüzce tekno müziğe katıyor ve bizleri Wagner ekolüne ait bir operada kuş ötüşlerinin kullanımıyla tanıştırıyor. “Ulak” ayrıca kuşların göç yolculuklarına taze bir bakış atarak “kuş bakışı” görme yetimizi genişletiyor. Dr Martin Wikelski binlerce kilometre boyunca kuşları tek tek takip eden yeni uydu teknolojisinin mucizelerini paylaşırken, verilerin görselleştirilmiş hali de kuşların aksi halde bilinmeyen ve görülmeyen hareketlerine zarif bir bakış sunuyor. Fransa’da olduğu gibi kültür çatışmaları görüyoruz: geleneksel bir lezzet olarak görülen, artık nesli tükenmekte olan kirazkuşlarını avlayanlara aktivistler karşı duruyor. Güneydoğu Türkiye’de, Türkiye doğumlu ekolojist ve kuşbilimci Dr. Çağan Şekercioğlu’nun gözünden iklim değişikliğinin kuşlar için bölgedeki önemli bir göç durağı üzerinde yarattığı etkiyi görüyoruz. Dr. Christy Morrissey, Saskatchewan’ın uçsuz bucaksız çayırlarında, tarım arazisi kuşlarının sayısındaki keskin düşüşün ardındaki gizemi açığa çıkarmaya çalışıyor. Morrissey, kuşların sayısındaki düşüşün tartışmasız kanıtının bal arılarını da öldüren aynı böcek ilacı olduğunu ortaya çıkarıyor. Ölümcül Işık Farkındalığı Programı’nın kurucusu Michael Mesure gibi tutkulu ve motive insanlarla tanışıyoruz. Mesure, gökdelen camlarına işaret konulmasında başı çekerek binalara çarparak ölen kuşların sayısında hatırı sayılır bir düşüş yaşanmasına önayak oldu. Üstelik sürdürülebilir bir gelecek için umut var: Kosta Rikalı kahve çiftçileri kuşbilimci Alejandra Martinez-Salinas’tan böcek ilacı olmaksızın, bez örtüler altında kahve yetiştirmenin faydalarını öğreniyor. Gölge veren ağaçlardaki çeşitlilik göçmen ötücü kuşlar için doğal bir yaşam ortamı sağlarken kuşların zararlı böceklere olan iştahı da kimyasal tarım ilaçlarına alternatif sunuyor. “Ulak” en nihayetinde kuşların gezegenimizin ahvaline ve ortak geleceğimize dair neler söyleyebildiği hakkında. Kutupaltı biyologu Erin Bayne’ın sözleriyle: “ Kuşlar olmadan yaşayabilir miyiz? Bunu kesin olarak bilmiyoruz. Doğayla oynarken yaşanan en temel endişelerden biri bu; bir parçayı denklemden dışarı çıkarın, kimbilir belki de o parça en önemli olandır, bunu bilemiyoruz.”

Yönetmen: Yönetmen Su Rynard, pek çok övgü ve ödül sahibi, filmleri ve medya sanat işleriyle geniş ölçüde takdir toplamış bir film yapımcısıdır. Rynard’ın işleri genellikle bilimden esinlenir; son zamanlarda buna ekoloji de dâhil olmuştur. İnsan kalbine dair derin bir düşünme egzersizi olan uzun metrajlı drama filmi “Kardia” (2006), prestijli Alfred P. Sloan Uzun Metraj Film Ödülü’ne layık görüldü. Rynard’ın uzun metraj belgeseli “Dream Machine” (2000)’nin yapımcılığını Kanada Ulusal Film Kurulu üstlendi. Rynard’ın filmleri Toronto, Rotterdam, Şangay ve Fajr gibi uluslararası film festivallerinde gösterilmiştir. Rynard, 1996 yılında Kanada Film Merkezi’nin sakini olacak 10 yönetmenden biri olarak seçildi. Ayrıca yenilikçi 2011 CFC/NFB Belgesel Geliştirme Programı’na katılması için seçilen dört film yapımcısından da biriydi. York Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi’ne giden Rynard, Ontario Sanat Koleji mezunudur. Rynard’ın işlerinin büyük kısmını oluşturan medya kaynaklı yerleştirme sanatı işleri New York’taki MoMa ve Kanada Ulusal Galerisi de dâhil olmak üzere pek çok galeride sergilendi. Filmleri hem kendi ülkesinde hem de dünya çapında övgü ve ödüller topladı. Su Rynard, Toronto’da yaşayıp çalışmaktadır. “The Messenger” yönetmenin üçüncü uzun metraj filmidir. surynard.com

Hot Docs İzleyici Ödülleri, Üçüncülük

website:
www.theMessengerDoc.com

trailer: