BOZCAADA · TÜRKİYE7—11 EKİM 2026EKOLOJİK BELGESEL FESTİVALİ
BIFED

Etkinlikler

Festivalin söyleşileri, atölyeleri, yürüyüşleri ve sergisi. Kesinleşmeyen saatler açıklandıkça güncellenecek.

01

Ses Ekolojisinin İzinde Duysal Tasarım

Delos Otel

Bu seminer/atölye çalışması ile iklimsel kırılganlığın, çevresel felaketlerin bunca gündemde olduğu bir zamanda sesli uyarılara, bizi kuşatan, besleyen, etkileyen, yönlendiren ses evrenimize kulak vermemizi sağlayan, farkındalığımızı artıran duysal tasarım alanlarına sokulacağız.

Katılımcılar, "ses manzarası, ses yerleştirmesi, çevresel sesler ve ses heykeli" gibi yenice ve farklı üretim biçimleriyle tanışacak; çevrelerindeki sesleri kaydetmenin, seçmenin ve bir araya getirmenin temel yöntemlerini keşfedecekler. Kendi fikirlerinden yola çıkarak basit kayıt ve kurgu araçlarıyla küçük bir ses çalışması tasarlayıp üretmeyi deneyecekler. Bu çalışma bir "ses manzarası", "ses belgeseli" ya da bir tür “kulak sineması”na dönüşebilecek.

Hedef, çevremizdeki ses kimliklerine, kültürlerine bakışımızı, yaklaşımımızı zenginleştirmek, duysal kanallar üzerinden daha içsel farkındalıklar kazanmak, kazandırmak.

Katılımcılar

Alper Maral Besteci ve müzikolog. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler lisansının ardından kompozisyon ve duysal tasarım alanlarında lisansüstü eğitim aldı; müzikoloji doktorasını tamamladı. Müzik, kimlik ve politika ilişkilerine odaklanan çok sayıda yayının yazarı veya ortak yazarıdır. Eserleri CD, LP ve DVD gibi çeşitli formatlarda yayımlandı; TRT3, hr2 ve SWR için 600’ü aşkın radyo programının yapımcılığını üstlendi. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinden profesör olarak emekli oldu; YTÜ, Bilgi, Bahçeşehir, Anadolu, Galatasaray, Marmara ve Sabancı üniversitelerinde akademik ve idari görevler üstlendi. Besteci, icracı, yapımcı ve organizatör olarak çağdaş müziğin yaygınlaşmasına, erken dönem müziklerinin tanınmasına ve müzik-toplum ilişkisinin güçlenmesine katkı sunmayı sürdürüyor.

02

Malzemenin Devamı

Itırlı Bahçe

Sergi festival boyunca görülebilir. Sanatçı ile buluşma: 8 Ekim 2026, 17.30, Itırlı Bahçe.

Bir malzemenin hikâyesi, ilk kullanım amacı sona erdiğinde gerçekten biter mi? Sergi, sanatsal üretim süreçlerinden arta kalanlara bu soruyla yeniden bakıyor.

Sanatçı Selçuk Gürışık'ın anlatımıyla: "Bu sergide yer alan çalışmalar; sanatsal üretim süreçlerinden geriye kalan kumaş, lif ve farklı yüzeylerin yeniden seçilmesi, dönüştürülmesi ve tasarım yoluyla yeni bir değer kazanmasıyla oluşturuldu. Kaynakların giderek azaldığı bir dünyada malzeme, kullanım süresi tamamlanmış bir kalıntı olarak değil; başka bir düşünceye, biçime ve yaşama açılabilecek yaratıcı bir imkân olarak ele alındı. Tasarım ve sanat yoluyla kazandırılan bu katma değer, malzemenin göz ardı edilmiş olanaklarını görünür kılarak yeni üretim alanlarının önünü açmaktadır. Bu seçki, çevresel belleği görünür kılan BIFED’in duyarlılığıyla buluşmak ve malzemenin devam eden hikâyesini paylaşmak üzere hazırlandı."

Katılımcılar

Selçuk Gürışık Sanatçı, tasarımcı ve bağımsız akademisyen. Central Saint Martins’te tamamladığı doktorasının ardından kırk yılı aşan üretiminde keçe, lif ve farklı yüzeyleri; kültürel bellek, malzemenin dönüşümü, yeniden kullanım ve tasarım yoluyla katma değer ekseninde ele aldı. İstanbul Topkapı Sarayı’nın yanı sıra New York, Londra ve Milano gibi sanat merkezlerinde elyaf sanatı ve Anadolu Keçeciliğini yeniden tanıtan kapsamlı sergiler açtı. Uluslararası gösteri sanatları, sinema ve dans projelerinde dekor ve kostüm tasarımcısı ve sanat yönetmeni olarak görev aldı. Sanatsal ürün sergileri ve deneysel tiyatro çalışmalarına öncülük etti, kitle tiyatrosu ve “Her açık alan bir sahnedir” teorisi doğrultusunda çeşitli projeler yürüttü. Üniversitelerde eğitmenlik yapmasının yanı sıra, sanat terapisi disiplinine zanaat ve yapım terapisi yoluyla katkı sağlayan çalışmalarda da bulundu.

03

Emeğin Ekolojisi — İş, Sağlık ve Yaşam Hakkı

Salhane

Liman İşçileri filminin gösteriminin ardından.

Ekolojik adaleti, emeğin koşullarından bağımsız düşünmek mümkün değil. Havayı, suyu ve toprağı kirleten üretim düzeni, o koşulların içinde çalışan insanların da bedenlerinde ve yaşamlarında iz bırakıyor.

Son yıllarda depo, liman ve tersane işçilerinin farklı alanlardaki örgütlenme ve direnişlerinde yer alan DGD-Sen’in (Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası) başkanı Neslihan Acar, bu etkinlikte gemi söküm işçilerinin çalışma koşullarını ve Dilovası’ndaki kirliliği, işçilerin yaşamları üzerinden anlatacak.

Etkinlik, çalışma hakkı, işçi sağlığı ve yaşanabilir bir dünya talebinin nerelerde kesiştiğine işçilerin gözünden bakmayı amaçlıyor.

Katılımcılar

Neslihan Acar Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) Genel Başkanı. Emek hareketine çok genç yaşlarda dahil oldu. Hak arama ve sendikal mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlayan bağımsız bir sınıf ve dayanışma kolektifi olan Umut-Sen'de örgütlü mücadeleye başlayan Acar, bu dönemden itibaren kadın emeği, güvencesizlik, düşük ücret, kötü çalışma koşulları ve sendikal dayanışma alanlarında aktif olarak yer aldı. Özellikle depo işçileri başta olmak üzere liman ve tersanelerde çalışan işçilerin sesi olan DGD-SEN'in kuruluş sürecinde etkin rol oynadı. Genel Örgütlenme Sekreteri görevinin ardından Ağustos 2021'de genel başkanlığa seçildi. Halen, aynı çatı altında örgütlenme faaliyetleri yürütüyor, sahada ve medya platformlarında işçilerin haklarını savunmaya devam ediyor.

04

Kolektif Film Okuma Atölyesi

Delos Otel

Toprak çıplak gözle doğanın dönüşümünü sağlayan temelken, muktedirin cüppesi altında mülk olur. Tahakküme bürünür, temel sarsılır, sınıfsallaşır. Oysa topraktan yeşeren, sınıf tanımaz. Coğrafya, iklim ve ekolojiyle doğrudan ilişkilidir. Kültür ve toplum bu ilişkinin tarihsel bir parçası, diyalektik bir bileşenidir. Mülk ve tahakküm ilişkisi içinde kültür ve toplum, bütün görünse de parçalıdır. Küresel sömürüyle daha da parçalanır. Dünya, kuzey, güney, doğu, batı bozuk ölçeklerle sahip olmadığı parçalara ayrılır.

Kolektif Film Okuma Atölyesi'nde, Şili’nin sesiyle Desierto Verde belgeselinden dinlediğimiz bu parçalanmayı, yeşil görünen çölü, döngü gibi görünen çıkmazları tartışacağız. Yaşamı ve ölümü, sinema sanatının öyküsünde kapitalist sistemin kısır döngüsü içinde değil, bizzat yaşam döngüsü içinde arayacağız.

Katılımcılar

Lalehan Öcal Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü mezunu. Yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doktorasını Marmara Üniversitesinde, “Film Festivalleri ve Anlatı” teziyle tamamladı. Çalışması “Uluslararası Film Festivalleri ve Anlatı Ekseninde Yerçekimsiz Dünya Sineması” adıyla yayımlandı. Dizi, uluslararası film ekipleri ve festivallerde çalıştı. 2018’de Aristotle University of Thessaloniki Sinema Bölümünde konuk araştırmacı olarak bulundu; Selanik Uluslararası Film Festivali ve Selanik Belgesel Festivali üzerine araştırmalar yürüttü. Film festivalleri, dünya sineması, anlatı, temsil ve ideoloji üzerine çalışıyor. Belgesel sinema özel ilgi alanı; 2019’dan beri BIFED üzerine çalışmalar yapıyor. Halen Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünde öğretim üyesi.

05

Mukufluk — Ekoloji Mücadelelerinde Müşterek Emek ve Toplumsal Bellek

Zübeyde Hanım Parkı

Artık öğrendik; bir termik santralin yaratacağı ekolojik tahribatın içinde kesilen ağaçlar, kirlenen hava, azalan su ve fakirleşen toprak var. Peki, o termik santralin yapılacağı köyde verilen ekolojik mücadele, o köyün toplumsal hayatında nasıl izler bırakır? Dayanışma, komşuluk, ortak üretim, yaşanan yerle kurulan ilişki... Birlikte direnmek bunları nasıl dönüştürür?

2014'te Soma’nın Yırca Köyü’nde yapılmak istenen termik santral için 6.600 zeytin ağacının kesilmesine karşı verilen mücadele, Türkiye’deki ekoloji hareketinin simge direnişlerinden biri oldu. Ardından, mücadelenin biçimini değiştiren Yırcalı kadınlar direnişi, Yırca Hanımeli çatısı altında ortak üretime dönüştürdüler. Mukufluk* kitabı ise bu mücadelenin daha az görünür izlerinin peşine düştü. On iki yılın ardından Yırca, BIFED’le yeniden buluşuyor. O günden bugüne hafızayı, müşterek emeği ve birlikte kurulan hayatı konuşmak için.

*mukuf: (Ege ve Akdeniz'de yerel ağızda) bilen, farkında olan, izleyen, tanık olan

Katılımcılar

Kenan Kahya Ekolojik yıkımın, patriyarkanın, türcülüğün ve militarizmin iç içe geçmiş şiddetine karşı müşterek yaşamı savunan; dayanışma alanları kurma mücadelesi veren bir vicdani retçi, anarşist ve queer. Lise yıllarından bu yana sivil toplumda aktif. Yırca’daki ekoloji mücadelesiyle birlikte yöneldiği dayanışma ekonomileri alanında farklı sahalarda üretiyor. 2014’teki Yırca zeytin mücadelesiyle başlayan bu deneyimin bir parçası olarak, Yırca Köyü Derneği’nin sözlü tarih çalışmaları sonucunda ortaya çıkan Mukufluk kitabının kolektif üretiminde yer aldı. Yırca’da kömür ekonomisine karşı verilen; direnişten toplumsal belleğe, ekolojik restorasyondan dayanışma ekonomilerine uzanan farklı biçimlerdeki yerel mücadelenin halen bir parçası ve mücadelenin içinde üretmeye, katkı sunmaya devam ediyor.

Yırcalı Kadınlar Kataloğumuz basıma girdiğinde Yırca'dan gelecek konuklarımızın kimler olacağı henüz belli olmadığı için isim yazamadık.

06

Duyusal Ekoloji Yürüyüş Atölyesi

Gün ve saat duyurulacak

Gün ve saat sosyal medya hesaplarımızda açıklanacaktır.

Bu yürüyüşü duyusal ekolojimizin sınırlarını keşfetmek üzere planladık. Kendimize ve içinde yaşadığımız çevreye dair duyusal farkındalıklar kazanmayı hedefliyoruz. Rotamıza katılımcı sayısı ve hava durumuna göre karar vereceğiz. Yürüyüş her türlü hava koşulunda yapılacak ve ona uygun rota belirlenecek. Rahat ve güvenli ayakkabı ile hava koşullarına uygun koruyucu kıyafet giymenizi bekliyoruz. Yürüyüş süresi 40 dakika. Sonrasında 20 dakika soru-cevap yapılacak. Toplam süre 60 dakika.

Katılımcılar

Ümit Hamlacıbaşı Akdeniz ve Anadolu mutfağı konusunda çalışan, duyusal antropolog, yemek kültürü araştırmacısı, yazar. Gastronomi turizmi ve Bozcaada'nın mutfak kaynakları konusunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde yüksek lisansını tamamladı. Duyusal antropoloji alanında doktorasını; İstanbul Kapalı Çarşı’da duyusal deneyimler, beceriler ve mekânsal uygulamalar üzerine yaptı. Duyusal yürüyüşleri bir araştırma yöntemi olarak kullandı. Bozcaada yemek tariflerini derlediği Kala Afiyet kitabını yazdı. Halen Kapalı Çarşı'da duyusal yürüyüşler yapmaya, festival ve kültür kurumlarında yemek kültürü atölyeleri ve söyleşileri düzenlemeye devam ediyor.

07

Arkeoloji ve Ekoloji — Aynı Sorular Farklı Zamanlar

Gün ve saat duyurulacak

Türkçe ve İngilizce gezilerin gün ve saatleri sosyal medya hesaplarımızda açıklanacaktır.

Adını efsanevî kral Tenes’ten alıyor, Çanakkale Boğazı’nın girişinde, binlerce yıl boyunca deniz yollarının, ticaretin ve farklı uygarlıkların kesişme noktalarından biri. Antik dönemde kendi gümüş sikkelerini basacak kadar bağımsız ve zengin bir kent devleti. Şarabı ve tarımsal zenginliğiyle ünlü. Homeros’un destanlarında Troya Savaşı’nın kaderini değiştiren hikâyenin duraklarından biri.

Bir adada insanlar toprağı, denizi nasıl kullanırlar, ne yetiştirirler, ne üretip ne tüketirler, diğer canlılarla nasıl bir ilişki kurarlar? Arkeoloji ve ekoloji aynı soruları farklı zamanlardan soruyor. BIFED’de ekoloji üzerine düşünürken, buluştuğumuz coğrafyanın hafızasını tanımak da bu düşüncenin bir parçası.

Altı yıldır Bozcaada Kalesi’nde sürdürülen kazının başkanlığını yapan Prof. Dr. Turan Takaoğlu’nun rehberliğindeki gezide, adanın farklı dönemlerinden kalan izlere bakacağız.

Katılımcılar

Turan Takaoğlu Arkeoloji alanında lisans derecesini Erzurum Atatürk Üniversitesinden aldı. Ardından, 1994-1996 yılları arasında ABD Arizona Üniversitesinde Arkeoloji alanında Yüksek Lisans derecesini, 1996-2000 yılları arasında da ABD Boston Üniversitesinde doktora derecesini aldı. 2001 yılında yardımcı doçent, 2006 yılında doçent, 2011 yılında da profesör unvanlarını aldı. 2004-2013 yılları arasında Smintheion Kazıları kapsamında, Prehistorik Gülpınar kazısını yürüttü. 2021 yılından bu yana Tenedos (Bozcaada) Arkeoloji kazısı başkanlığını yürütüyor. Ege arkeolojisi üzerine yaptığı çalışmalar yanında etnoarkeoloji, ilkel üretim ve ticaret sistemleri ile Osmanlı çömlekçiliği alanlarında da çalışmalarına devam ediyor.