Copyright BIFED 2017

Uluslararası Yarışma

Fethi Kayaalp

Büyük Ödülü

“Yağmur için Teşekkürler”

 

Julia Dahr, Danimarka/Norveç/Kenya, 2017, 87’

 

İlk ödül, “Yağmur için Teşekkürler” ile Julia Dahr‘a ve onun olağanüstü tutkusu ve bağlılığı bize derinden dokunan ve kalplerimizde kalacak olan kahramanı Kenyalı, aydın çiftçi Kisilu’ya gidiyor. Kisilu, neredeyse hiçbir şeyi olmayan, yapabileceği her şeyi yaparak sadece sevgili ailesi için değil tüm topluluğu için gerçek bir fark yaratan bir baba. O Kenya’daki küçük çiftliğinden yalnızca kuru bahçesinde diktiği ağaçları değil, büyük resmi de görüyor. İklim değişikliği meselesinin çok ötesine geçen, ve bize tek bir kişinin bile fark yaratabileceğini hatırlatan evrensel mesajı ile Kisilu mitolojik bir kahramanın gücüne sahip.

İkincilik

Ödülü

“Plastik Çin”

 

Jiu-liang Wang, Çin/Tayvan, 2016, 82’

 

İkincilik ödülü, bir grup plastik atık geri dönüşümcüsünün mikrokozmos’una odaklanan Jiu-liang Wang’ın “Plastik Çin”’e gidiyor. Çin, dünyadaki plastik atıkların en önde gelen ithalatçısı. Biz akıllı fakat bu enkazda kısılı kalmış on bir yaşında bir kız olan Yi Jie’yi takip ediyoruz. O zehirli malzemelerden kendi hayal dünyasını

Üçüncülük

Ödülü

“Aşağı, Yukarı ve Yana”

 

Anushka Meenakshi & Iswar Srikumar, Hindistan, 2017, 83’

 

Üçüncülük ödülü, Anushka Meenakshi ve Iswar Srikumar’ın yapımı “Aşağı, Yukarı ve Yana”’ın. Film yapımcıları Hindistan’ın Nagaland tepelerinde pirinç ve müziğin birlikte büyüdüğü bir topluluk sunuyor. Kamera, bu eşsiz sözlü müzik geleneğini, çeltik alanlarında birbirlerine “Parçaları tek başına söyleyemem; sen olmazsan şarkı da olmaz” diyerek enfes bir şarkı söyleyen erkek ve kadın gruplarından türettiği çarpıcı çağdaş bir performansla sunuyor. Film, etno-müzikal ve çevreci türler arasında dans ederken aynı zamanda unutulmaz ve ilham verici bir topluluğun koreografisini yaratıyor.

Gaia Öğrenci Ödülü

Alacakaranlık Korosu

Nika Saravanja & Alessandro d’Emilia, İtalya, 2016, 62’

Ekolojik dengenin değişimini belki hiç fark etmedğimiz doğa ananın sesi yoluyla ve güçlü bir sinematografiyle didaktik olmadan,  şiirsel bir dille anlattığı. Kuraklık yüzünden bir ağacın sesinin değiştiğini, türlerin akustik bir dil oluşturduğunu, ekolojik bir senfoninin varolduğunu ve her bir türün bu senfonide hem bağımsız hem senkronize olduğunu ve bu senfoniye insanın verdiği zararı anlatırken kendisini türlerin akustik mirasını kaydetmeye adamış insanların varlığını göstererek umudu çoğalttığı için BIFED 2017 Gaia Öğrenci Ödülü sahibi “Alacakaranlık Korosu”.

BIFED 2017

4. yılına giren festivalimizle ilgili önemli bulduğumuz bir kaç şey paylaşmak istiyoruz. Filmlerin yarısı üçüncü dünyadan ve yönetmenlerin yarısı kadın. Birinci dünyadan seçtiğimiz filmlerde de “kendi ülkesinin sorunlarıyla ilgilenen” yönetmenlere öncelik vermeye çalıştık.

Yine festivalimizle ilgili bir başka bilgi, belki inanmayacaksınız ama bütün filmler sonuna kadar büyük bir dikkatle incelenerek, tartışılarak karar veriliyor, yani paket programlar yok. Ve bildiğiniz gibi katılım ücreti hala yok. Devletten bir destek almamakta direniyoruz. Ekolojik sorunlarla ilintili olabileceğine inandığımız çok uluslu şirketlerden de destek almıyoruz.

Peter Wintonick ölümünden önce genç yönetmenlere verdiği öğütler arasında şunu önemle vurgulamıştı. Asla başvuru için para alan bir festivale film yollamayın. İçinde asla geçen bir cümle bir şeyi vurguluyordur sanırım. Ancak bildiğiniz gibi önemli Avrupa festivallerinin neredeyse tümü başvuru ücreti almaya başladı, sanki ihtiyaçları varmış gibi. Bununla da kalmıyor, yönetmenlere verdikleri yol, kalış gibi destekleri de azaltıyorlar. Sağ olsaydı Peter Wintonick’e şunu söylemek isterdik; peki neredeyse herkes başvuru parası alıyor, genç yönetmenler şimdi ne yapsın?

Özetle filmleriniz çok büyük özenle değerlendiriliyor, yerel halkın önemli bir kısmı (görünce şaşıracaksınız) bütün bir yıl filmleriniz ve sizi bekliyor ve bu festivali onlarla birlikte yapıyoruz.

Bu yıl filmleri “Büyük Tarımın Sonu”, “Deniz Bitti”, “Çöp Gezegen”, “Enerji Hırsı”, “Alternatif Bir Yaşam Arayışı” başlıklarıyla sunmak istedik. Genel olarak olan biten şu, insanoğlu ağlamayan, karşıdakini ısırmayan, kendini savunamayan her şeyi hızla yok ediyor. En başta deniz canlıları, vahşi doğa, ağaçlar, göller, nehirler… Ya içini boşaltıyoruz, ya öldürüyoruz ya da kirletiyoruz. Ama küçük bir ayrıntı var, görünen o ki insan olmakta direnen, umudu canlı tutan, mücadeleden vazgeçmeyen kahramanlar var. Yunanistan’ın küçük balıkçıları, Kenya ve Etyopya’daki küçük çiftçiler, ABD’deki atıkları tamir edenler, Paraguay’daki çöpten dünyanın en güzel müziğini üretenler, Hindistan’da çamurdan ev yapanlar. Evet, bu küçük bir ayrıntı ama ayrıntılar önemlidir, hele küçükse daha da önemlidir.

Festivalimize, küçük adamıza bekliyoruz

Sevgiyle kalın

Mail Listemize Katılın